Akdeniz Foku Araştırma Grubu

Akdeniz Foku’nun Korunması/ Karaburun Projesi

(Sualtı Araştırmaları Derneği, Akdeniz Foku Araştırma Grubu , SAD/AFAG)

Ankara merkezli olarak kurulmus olan Sualtı Araştırmaları Derneği/SAD bünyesindeki Akdeniz Foku Araştırma Grubu/AFAG, 1991 den beri Karaburun’da Akdeniz fokları üzerine kısa ve düzensiz araklıklarla araştırma ve bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunmuştur. Aynı grup tarafından 1993 senesinden beri yürütülmekte olan Akdeniz Foku’nun Korunması Foça Pilot Projesi (Çevre Bakanlığı koordinasyonu Ulusal Fok Komitesi kararı ile), Foça koruma alanı ve yakın mevkiinde tespit edilmiş olan fokların tüm körfez içi ve Karaburun yarımadası etkileşimlerini ortaya koymuştur.

SAD/AFAG, 2000 senesi Eylül ayı itibari ile Karaburun’da öncelikli olarak kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunması içerikli araştırma, koruma ve eğitim çalışmalarına başlamıştır. AFAG, Karaburun Yerel Fok Komitesi bünyesindeki yerel resmi makamlar ve sivil toplum kuruluşları ile koordineli bir şekilde çalışmalarına devam etmektedir.

Kuzey Ege’nin Son Bakir Sahilleri,  Karaburun Yarımadası

1991 senesinden beri yörede yapılmış olan ön araştırma çalışmaları, Akdeniz Fokları’nın Karaburun yarımadası deniz ve kıyı sahillerini kesinlikle barınma, beslenme ve üreme amacı ile kullandıklarını ortaya koymuştur.

Üremesi çok hassas dengeler gerektiren Akdeniz Foku’nun Mordoğan Ayı Balığı sahili mevkii, Ayı Balığı  mağarasında, 1999 senesinde bir yavru dünyaya getirmiş olması  bu canlı acısından (ve  ancak sağlıklı ortam ve doğal kaynakların varlığı ile hayatta kalabilecek bizler için de) Karaburun Yarımadasının kaçınılmaz önemini vurgulamaya yetecektir.

Yarımadanın ancak bir kısmının Akdeniz Foku habitatları açısından incelenmiş olmasından dolayı konu ile ilgili uzmanlar yarımadanın henüz incelenmemiş kısımlarında da doğum olaylarının olabileceğini (kıyı kara ve adaların genel coğrafik yapısını ve istihbarat çalışmalarını da referans alarak) tahmin etmektedirler.

Akdeniz’de 1950’lerden sonra görülen insan faaliyetlerindeki yoğunlaşmalardan kaynaklanan kirleticiler ve habitat kayıplarından sonra özellikle Ege ve Doğu Akdeniz havzasında sıkışıp kalmış olan foklar için son yaşam umudu Karaburun Yarımadası gibi tabii rezerv alanlardır. Akdeniz Foku bulunduğu ortamların sağlık ve umut işareti olarak Karaburun Yarımadası’nın yitirilmekte olan tabii ve kültürel değerlerine sahip çıkılmasının önemini bizlere işaret eden olası en önemli doğal indikatördür.

Karaburun Yarımadası kuzeyi ve güneyi endüstrileşmiş ve doğusu dağlarla çevrili İzmir Kenti için kıyısal ve karasal alanlarındaki tabii ve kültürel değerleri ve başta endüstriyel kirleticiler olmak üzere konut ve motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirleticilerin de etkisi ile belirli noktalarda % 92 ye varabilen kükürtdioksit imisyonu ile yoğun hava kirliliği tehditi altında olan kentimiz için (Ref: Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri 1996-2000 Hava Kalitesi ve İzmir Kenti Gelişimi Projesi Araştırma Sonuç Raporu) orman ve makilik alanları ile oksijen rezervi niteliğindeki bir yarımada olarak  bilimsel, sürdürülebilir uzun vadeli yaklaşımlarla gelecek nesillere İzmir de yaşam kaynağı sunacak Kuzey Ege sahillerimizin en uzun ve son tabii kıyı alanıdır.

 Akdeniz foku en az 15 milyon yıldır yeryüzünde yaşamaktadır. Ancak günümüzde bu tür, var olmakla tükenmek arasında büyük bir mücadele vermektedir. Fransa ve İspanya gibi ülkeler, milyonlarca dolar harcamaktan çekinmeyerek, fok üretme ve doğal ortamına salıverme projelerini hayata geçirmek için fırsat kollamakta ve lobi faaliyetlerine devam etmektedir. Türkiye; hala temiz denizi, kalan el değmemiş kıyısal alanları ve en önemlisi sahillerinde hala üreme yeteneğine sahip 50 civarında Akdeniz foku ile dünyanın en şanslı ülkelerinden bir tanesidir. Yapılacak tek şey, mülki idare amirleri, yerel yönetimler ve ilgili bakanlıklar tarafından zaten mevcut olan yasaların ve anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve takipçisi olmaktır. Bir dünya mirası olan Akdeniz foku, sadece ekosistemin önemli bir ögesi değil aynı zamanda ülkemizin gurur duyacağı, değerli bir gurur kaynağı olarak görülmelidir.

Akdeniz Foku